Manastır, Aziz Nikolaos Manastırı’ndan yürüme mesafesiyle beş dakika batısında, konik bir
kaya kütlesinin tamamının oyulmasıyla yapılmıştır. Orijinal giriş kapısının kuzeyindeki duvar payesindeki yazıtta geçen 1868 tarihi, manastırın tarihlendirilmesi için en önemli işarettir. Ancak yazıttan, söz konusu tarihte yapının yeniden yapıldığı ya da onarıldığı ve tarihinin daha eskilere gittiği anlaşılmaktadır. Yapı, yan yana üç ayrı mekân ve tüf bloğunun farklı kotlarındaki, orijinal işlevleri bilinmeyen diğer mekanlardan oluşmaktadır. Yapının orijinal girişinin önündeki kaya kütlesi yıkıldığı için günümüzde giriş kuzeydeki yıkılan bir bölümden sağlanmaktadır. Manastırın en güneyindeki mekân, manastırın kilisesi olup kompleksin ilk oyulan mekânı olduğu düşünülmektedir. Burada bulunan ve bir kısmı günümüze ulaşabilmiş duvar resimlerinde İncil yazarları, bir grup aziz ve peygamber tasvirleri bulunmaktadır.
Prodromos kilisesinde de eskiden tıpkı Nikoloas kilisesinde de olduğu gibi, şifalı olduğuna inanılan bir su akarmış. Suyun özellikle sıtma hastalığını iyileştirdiğine inanılmaktaymış.
Bu yapı, S. Pekak’ın “Sinasos Manastırı” olarak tanıttığı kilisedir.
Kaynak/Source: Pekak, M. S. (2009). Osmanlı İmparatorluğu döneminde gayrimüslim vatandaşların imar faaliyetleri ve Mustafapaşa (Sinasos). Bilig, (51), 171-204